Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
03 Village Attack.mp3 - James Newton Howard

Abdullah Arıs

Abdullah Arıs'ın gündeme dair edebiyat, sosyoloji, tarih ve politikbilim yazıları...

2 tane "muhtıra" etiketli yazı bulundu "muhtıra" tagli diger ogeler resimler , videolar

Milliyetçiliğe karşı el ele!

77 "Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De! !" grubu, İstanbul'da 7 Haziran Cumartesi günü "Dur De" adı altında bir forum düzenleyecek.
Konuyla ilgili yapılan açıklamada "Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De! grubu 301'e, darbelere, e-muhtıralara, y-muhtıralara, Ergenekonlara Dur De! demek için 7 Haziran Cumartesi günü herkesi tütün deposuna çağırıyor" denildi.
Ne güzel memleket bölücüsü,sahte solcusu,aydın geçineni el ele kampanyası.Muhtıralara darbelere ve ırkçılağa  hepimiz karşıyızda bu insanların milliyetçilikle ne alıp veremedikleri var sormak lazım.Neden bu kadar korkuyorlar bu milliyetçillikten.Devletleri ayakta tutan en önemli ilkelerden biride  milliyetçilik değil midir?Bence bu insanların ve arkasındaki sivil toplum örgütlerinin derdi barış,kardeşlik,haksızlık değildir;onların soruları bu ülkeyi dilde,düşüncede daha ne kadar çok bölebiliriz.Baksanıza yanyana kimler var burda:
Etyen Mahçupyan, Ferhat Kentel, Fethiye Çetin, Funda Ata, Hakan Tahmaz, Harun Tekin, Hilal Kaplan, Kadir Cangızbay, Kerem Kabadayı, Lale Mansur, Mehmet Ali Alabora, Metin Boran, Musa Çam, Mustafa Alabora, Osman Kavala, Ömer Madra, Pelin Batu, Ragıp İncesağır, Roni Margulies, Saruhan Oluç, Sebahat Tuncel ve daha niceleri..
Bu Çelişkili insanların çoğu, yıllardır en güzel yerlere gider,en güzel yerlerde kalır, en güzel hayatı yaşarlar, halkın içinde de kesinlikle değildirler ama kendi siyasi görüşlerini tatmin etmek için milliyetçileğe karşıdırlar.Böyle kritik zamanları fırsat bilen bu kişilerin, bu ülkeyi gerçekten sevdiğine,haksızlıklara karşı olduğuna inanabilir miyiz?
 

YASAMA,YÜRÜTME,YARGI

1297

Türkiye yargı muhtırası ile birlikte kutuplaşmada tavan yapmış durumda.İktidarın ben bilirim ben yaparım politikası; halk bana oy verdi istediğimi değiştiririm, istediğim yasayı kaldırırım; şeklinde yönetimi , isteklerinin hiç bitmemesi ve kavga halinde olması  yargıyı  çileden çıkardı.İçimizdeki sorunla devletimiz gün geçtikçe daha çok baskı altına alınıyor ve daha çok yıpranıyor.Yasama ,Yürütme ,Yargı  güçlerin ayrılığı ilkesine dayanan demokrasi rejimlerindeki temel erklerdir ve işlevini yitirmek üzeredir.Umarım bir çözüm bulunur, yoksa bu kutuplaşma ve kavga devletimizin dışa karşı daha çok taviz vermesine neden olcaktır.Sözlerimi bitirirken Monteskiyö’nun (Montesquieu) Yasaların Ruhu adlı önemli çalışmasından… “Yasama gücü sınırlıdır; çünkü, kendi koyduğu kuralları uygulama yetkisi yoktur. Yürütme gücü de sınırlıdır; çünkü, yasamanın koyduğu kuralları yürütmektedir. Yargı da sınırlıdır; çünkü, hakimler kanunların sözlerini telaffuz eden birer ağızdan başka bir şey değildirler. Bu üç kuvvet kendi görevlerinin dışına çıkarlarsa, yani yasama kendi koyduğu kuralları yürütürse, yürütme ise yürüttüğü kuralları kendi koyarsa, yargı ise “kanun koyucunun ağzı” olmakla yetinmeyip kendisi yorum yoluyla yeni kurallar koymaya kalkarsa, o sistemde özgürlükler ortadan kalkar…”